Cenevre Görüşmeleri  

 
Ateşkesin sağlanmasından sonra 25-3 0 Temmuz tarihleri arasında 1. Cenevre görüşmeleri yapıldı. Konferansa; Türkiye, Yunanistan ve İngiltere, Dışişleri Bakanları düzeyinde katıldılar. ABD, Sovyetler ve BM de gözlemci bulundurdular.

31 Temmuz günü 1. Cenevre Anlaşması imzalanmıştır. Kıbrıs'ın bağımsızlığının teminatçısı olan üç ülkenin imzaladığı anlaşmaya göre, adada iki otonom yönetimin varlığı kabul edilmiştir. Kıbrıs Rumları ve Türk Birlikleri arasında BM örgütü tarafından bir güvenlik bölgesi oluşturulmuştur. Rumlar işgal ettikleri bölgelerden çekileceklerdir. Karma köylerin güvenliğini BM Barış Gücü sağlayacaktır.

1. Cenevre görüşmeleri sırasında Türkiye'yi; Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Yunanistan'ı; Dışişleri Bakanı Mavros, İngiltere'yi; Dışişleri Bakanı Callaghan, Kıbrıs Türklerini Denktaş ve Rum tarafını da Klerides temsil etmişti.

1. Cenevre anlaşmasından sonra Rum tarafının samimiyetsizliği bir kez daha ortaya çıktı. Çünkü anlaşmanın amir hükümlerine karşın, daha önce Rumlar tarafından işgal edilen Türk yerleşim yerleri boşaltılmamış, BM'e teslim edilmemiş, esirler serbest bırakılmamıştı. Bu arada karma köylerde bulunan RMMO askerleri de geri çekilmemişti.

2. Cenevre görüşmeleri bu koşullar altında 8 Ağustos 1974'de başlamıştır. Konferansın başında Türk tarafı, 1 .Cenevre anlaşmasının uygulanması için kesin bir tarih saptanmasını istemiştir. Ne var ki Rum tarafı konuyu uzatarak zaman kazanmak eğilimi içindeydi. Bu süre içinde de adadaki askeri gücünü artırmak ve dünya kamuoyunu aleyhimize çevirmek için büyük bir çaba harcıyordu.

Türk tarafı son önerilerini 12 Ağustos günü sundu. Rum tarafı yine oyalama taktiğine başvurunca, görüşmeler 13 Ağustos tarihinde kesildi. 14 Ağustos sabahı ise 2. Barış Harekatı başladı.

Harekat, Doğu'da Mağusa ve Batı'da da Lefke'ye kadar ulaşılarak bu bölgelerin ve işgal edilen Türk köylerinin kurtarılmasını amaçlıyordu. Türkiye, 16 Ağustos tarihinde belirlenen hedeflerine ulaşarak ateş-kes kararına uydu.

Bu süre içinde Güvenlik Konseyi 357, 358, 359, ve 360 sayılı kararları alarak, ateş-kes sağlanması ve görüşmelere başlanması çağrısı yapıyordu. Bu sırada Türk ordusunun ulaşamadığı bölgelerde bulunan Türklerin tümü esir alınıyor, yeni toplu katliamlar yapılıyordu... Kurtarılan bölgelerde ise adeta bir bayram sevinci yaşanıyordu...

CENEVRE GÖRÜŞMESİ SIRASINDA VARILAN ANLAŞMALAR

30 TEMMUZ 1974 CENEVRE ANLAŞMASI; TÜRKİYE, YUNANİSTAN, BÜYÜK BRİTANYA VE KUZEY İRLANDA BİRLEŞİK KRALLIĞI DIŞİŞLERİ BAKANLARI ORTAK BİLDİRİSİ:

1- Türkiye, Yunanistan, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Dışişleri Bakanları 25-30 Temmuz 1974 tarihleri arasında Cenevre'de müzakerelerde bulunmuşlardır. Bakanlar, 16 Ağustos 1960'da Lefkoşa'da imzalanan milletlerarası anlaşmaları ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 352 sayılı kararını dikkate alarak Kıbrıs'taki durumu makul bir süre zarfında yeniden tanzim edecek ve ayarlayacak tedbirlerin, acil olarak, devamlı olacak şekilde harekete getirilmesinin önemini kabul etmişlerdir. Bununla beraber Bakanlar, ilkönce, bazı acil tedbirlere ihtiyaç olduğunda mutabık kalmışlardır.

2- Üç Bakan, durumu istikrara kavuşturmak için karşı karşıya bulunan silahlı kuvvetlerin, Kıbrıs Cumhuriyeti'nde 30 Temmuz 1974 günü, 22:00 (Cenevre) saatinde kontrolleri altında bulundurdukları bölgeleri genişletmemeleri gerektiğini beyan etmişlerdir. Bakanlar, gayri nizamI olanlar da dahil, bütün kuvvetleri tüm saldırgan ve hasmane faaliyetlerden kaçınmaya davet etmişlerdir.

3- Üç Dışişleri Bakanı aşağıdaki tedbirlerin derhal yürürlüğe konulması sonucuna varmışlardır:

a) Yukarıdaki ikinci maddede belirtilen gün ve saatte, Türk Silahlı Kuvvetlerince işgal edilen bölgenin bittiği yerden itibaren, genişliği Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık temsilcileri tarafından, Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP)ile bilistişare, kararlaştırılacak bir güvenlik bölgesi kurulacaktır. Bu bölgeye, giriş yasağına nezaret edecek olan bir Birleşmiş Milletler Barış Gücü hariç hiç bir kuvvet girmeyecektir. Güvenlik bölgesinin büyüklüğü ve mahiyeti tesbit olunana değin iki kuvvet arasındaki mevcut bölgeye hiçbir kuvvet girmemelidir.

b) Yunan veya Kıbrıs Rum kuvvetlerince işgal edilen bütün Kıbrıs Türk bölgeleri derhal tahliye edilecektir. Bu bölgeler Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından korunmaya devam edilecek ve daha önceki güvenlik tertiplerine sahip olacaklardır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kontrolü dışında kalan diğer Türk bölgeleri, bir Birleşmiş Milletler Barış Gücü güvenlik bölgesi tarafından korunmaya devam olunacak ve evvelce olduğu gibi, kendi polis ve güvenlik kuvvetlerini idame ettireceklerdir.

c) Karma köylerdeki güvenlik ve polis görevleri Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından yürütülecektir.

d) Son muhasemat sonucunda tutuklanan askeri personel ve siviller mümkün olan en kısa zamanda ya mübadele edilecekler, ya da milletlerarası Kızıl Haç Komitesi'nin nezareti altında serbest bırakılacaklardır.

4- Üç Dışişleri Bakanı, Güvenlik Konseyinin 353 sayılı kararının mümkün olan en kısa sürede uygulanması hususunu yeniden teyid ederek, ilgili bütün tarafların kabul edebileceği adil ve sürekli bir çözüm çerçevesinde ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde barış, güvenlik ve karşılıklı itimat teessüs ettiği ölçüde Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki silahlı kuvvetler sayısı ile silah, mühimmat ve diğer harp malzemelerinin uygun zamanlarda ve kademeli şekilde azaltılmasına müncer olacak tedbirlerin geliştirilmesinde mutabık kalmışlardır.

5- Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağımsızlık, toprak bütünlüğü ve güvenliğinin idame ettirilmesiyle ilgili sorumluluklarını derin şekilde müdrik olarak, Üç Dışişleri Bakanı, Güvenlik Konseyinin 353 sayılı kararında öngörüldüğü gibi, müzakerelerin aşağıdaki hususları gerçekleştirmek amacıyla mümkün olan en az gecikmeyle devamını kararlaştırmışlardır.

a) Bölgedeki barışın iadesi.

b) Kıbrıs'ta anayasal hükümetin yeniden tesisi.

Bu amaçla, müzakerelerin 8 Ağustos 1974'de Cenevre'de devamı üzerinde anlaşmışlardır. Bakanlar aynı zamanda, Anayasa'ya ilişkin görüşmelere, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum toplumları temsilcilerinin de erken bir safhada katılmaları üzerinde mutabık kalmışlardır. Görülecek anayasal sorunlar arasında, 1960 anayasasının Cumhurbaşkan Yardımcısı'na tanıdığı görevleri deruhte etmesi suretiyle anayasal meşruiyete derhal dönülmesi yer alacaktır. Bakanlar, Kıbrıs Cumhuriyetinde fiiliyatta Türk ve Rum olmak üzere iki muhtar idarenin mevcut bulunduğunu not etmişlerdir. Bu durumdan çıkarılabilecek sonuçlara halel gelmemek üzere Bakanlar, adı geçen idarenin mevcut bulunması sonucu doğan sorunları gelecek toplantılarda gözden geçirmeye mutabık kalmışlardır.

6- Üç Dışişleri Bakanı, bu bildirinin muhtevasının Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine gönderilmesi ve kendisini bildiri ışığında gereken tedbirleri almaya davet hususunda mutabık kalmışlardır. Bakanlar, aynı zamanda bu bildirinin hükümleri yerine getirilirken, Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki bütün ilgililer tarafından tam işbirliği gösterilmesi zarureti üzerindeki kanaatlarında ısrar etmişlerdir.

YUNANİSTAN, TÜRKİYE, BÜYÜK BRİTANYA VE KUZEY İRLANDA BİRLEŞİK KRALLIĞI DIŞİŞLERİ BAKANLARININ DEMECİ:

Yunanistan, Türkiye ve Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Dışişleri Bakanları bugünkü tarihi bildiriye katılmalarının 1960 Garanti Antlaşması'nın yorumlanması veya bu Antlaşma'dan doğan hak ve vecibeleri hakkındaki görüşlerini hiçbir surette haleldar etmediğini tasrih etmişlerdir.

1- Aynı muhtar bölgeye dahil kantonlar arasında serbest dolaşım, merkezi hükümet tarafından garanti edilecektir.

2- Merkezi hükümetin yetkileri, devletin iki toplumdan Oluştuğu göz önünde tutularak saptanacaktır.

3- Yeni Anayasal düzen yürürlüğe girinceye kadar var olan Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum yönetimleri birlikte ülkede hayatı normalleştirecek ve dengeyi sağlayacak tedbirleri alacaklar, şiddet ve ayırım hareketlerinden kaçınacaklardır..
 
<<Geri

Ana Sayfa

Kaynak: http://www.kibris.gen.tr